Yılda 170 bin kişiye kanser tanısı konuluyor

3 Nisan 2019, Çarşamba 12:01

     


İzmir'de, Kanserle Mücadeleyi Destekleme Derneği Başkanı Mevlüt Yılmaz, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yıllık kanser görülme sıklığının erkeklerde 100 binde 280, kadınlarda 100 binde 172 olduğunu belirtti. Yılmaz, yılda 170 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu, yüzde 60'ının tedavi edilebildiğini söyledi.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
Hem dünyada hem de Türkiye'de nedeni bilinen ölümler sıralamasında kardiyovasküler hastalıklardan sonra ikinci sırada olan kanser hastalığıyla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla 1-7 Nisan arasında etkinlikler düzenlenen Kanser Haftası başladı. İzmir'deki Kanserle Mücadeleyi Destekleme Derneği de, insan hayatını tehdit eden bu hastalığa dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yıllık kanser görülme sıklığının erkeklerde 100 binde 280, kadınlarda 100 binde 172 olduğunu belirten Dernek Başkanı Mevlüt Yılmaz, "Bir yılda 170 bin kişiye kanser tanısı konuluyor. Kanser toplumda çok konuşulmasına karşın iyi bilinmiyor. İyileşme algısı da bu nedenle düşük. Tıp, kanserlerin yüzde 60'ını tedavi edebiliyor. Bunlar çok konuşulmuyor. Ölümcül olanlar konuşulduğu için tüm kanserlerin ölümcül olduğu algısı var. Öncelikle kanser dediğimizde tek bir hastalığı değil, birçok farklı hastalığı anlamalıyız. Her organın kanseri ayrı, her kanserin de dokusal tür açısından farklılıkları var" dedi.
'KANSER HÜCRELERİ SÜREKLİ ÇOĞALIYOR VE FARKLILAŞIYOR'
2000’li yıllardan itibaren meme, rahim ağzı, bağırsak, hatta son yıllarda akciğer kanseri gibi sık görülen kanser türlerine bağlı ölüm oranlarında azalma görüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Kısmen tarama yöntemlerinin ilerlemesi, erken tanı ve toplum farkındalığın artmasıyla paralel olarak artıyor. Her kanserin nedenine yönelik tedavi geliştirmek gerekiyor. Bazı kanser türleri erken evrede yakalansa bile ölümcül olabiliyor. Tedavisi bulunan bazı kanser türlerinde de kanser hücreleri mutasyon geçirip ilaçlara direnç kazanıyor. Yaşayan ve değişen bir organizma ile karşı karşıyayız. Sürekli çoğalıyor ve farklılaşıyor. Birçok kanser türünde yeni bulunan tedavilere zamanla direnç geliştiği için bir süre sonra etkisiz hale geçebiliyor" diye konuştu.
GENÇLERDE MEME KANSERİNE DİKKAT
Kadın ve erkeklerde görülen kanser türlerinin değişiklik gösterebildiğini söyleyen Yılmaz, "Erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer, prostat kanseri ve mesane kanseridir. Kadınlarda en sık görülen kanserler ise meme kanseri, tiroid kanseri ve kolorektal kanseridir. Genç bir nüfusa sahip olduğumuz için meme kanseri gelişmiş ülkelerde 60'lı yaşlarda görülürken ülkemizde 50 yaş altında meme kanseri görülme sıklığı dünya ortalamalarının çok üstünde. Zaman içinde kadınlarda sigara içimi arttığı için kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığı artıyor" dedi.
'STRES KANSERİ TETİKLİYOR'
Kronik stresin kanserleşmeye yol açabildiğini ifade eden Yılmaz, "Kanserli hastalarımızda iflas, yakın kaybı gibi geçirilmiş ağır travmaların hem hastalığın başlamasında hem de seyrinin kötüleşmesinde etkili olduğunu görüyoruz. Travmaları herkesin bağışıklık sistemi aynı şekilde algılamıyor ve tolere edemiyor. Travma nedeniyle bazı insanların bağışıklık sistemleri hasara uğruyor. Bağışıklık sisteminin hasara uğraması sonucu kanserli hücreler tanınamıyor ve yok edilemiyor. Bu durum kanser hücresinin üreyerek çoğalmasına neden oluyor" açıklamasında bulundu.
'BİTKİSEL ÜRÜNLER FAYDA YERİNE ZARAR VEREBİLİR'
Kanserle Mücadeleyi Destekleme Derneği Başkanı Mevlüt Yılmaz, kanser tedavisi gören birçok hastanın doktoruna danışmadan bitkisel ürünlerden de destek aldığını belirtti. Yılmaz, "Bu da tedavi sırasında birçok yan etkiye neden oluyor. Kanser ilaçları geliştirilirken diğer maddelerle etkileşimlerine bakılıyor. Ama her tür ürünle etkileşimine bakılması mümkün değil. Örneğin uzmanlar greyfurtu, kandaki ilaç düzeyini etkilediği için kemoterapi sırasında kesinlikle önermiyor ve yasaklıyor. Hastaların günlük normal gıdaları dışında hiçbir maddeyi tedaviyle birlikte almasını istemiyoruz. Piyasada kansere faydası olduğu söylenen ürünlerin etkisi kanıtlansaydı ilaç olurlardı. Bizim genel önerimiz, hastaların tedavi sonrasında da kullanacağı alternatif ürünler konusunda hekimlerini bilgilendirmeleri. Çünkü aldıkları bitkisel ürünler fayda yerine zarar bile verebilirler" diye konuştu. (DHA)







 
Son Eklenen Haberler