Kılıçdaroğlu Aydınlılara seslendi

6 Eylül 2019, Cuma 16:46

     


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çine Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer’i makamında ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, daha sonra Hükümet Meydanı’nda halka seslendi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Konuşmasında Sakarya’daki tank ve palet fabrikasının Katar Ordusuna peşkeş çekildiğini söyleyerek başlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Dünyanın hangi ülkesinde kendi silah fabrikası yabancı bir ülkeye peşkeş çekilmiştir?” dedi. Her geçen gün ekonominin kötüye gittiğini belirten ve iktidarın hesap vermediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, işsiz sayısının 8,5 milyona ulaştığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Çine ziyaretinde CHP Aydın Milletvekilleri Bülent Tezcan, Süleyman Bülbül ve Hüseyin Yıldız, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP Aydın İl Başkanı Ali Çankır, CHP’li İlçe Belediye Başkanları, CHP İlçe Başkanları ve partililer eşlik etti.

"HEM ÇİNE, HEM AYDIN VE DE TÜRKİYE GÜLECEK"

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile yaptıkları işleri anlatan Çine Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer, “Sayın Genel Başkanımız, bu ziyaretinizden dolayı Çine halkı adına size teşekkür ediyorum, ilçemize hoş geldiniz. İnsanların umutları aşağıya düşmeye başladı. Bizler bu insanların umutları tekrar yukarıya doğru yükseltmemiz gerekiyor. 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde Türkiye’nin yüzde 65’ine hitap eden bir Cumhuriyet Halk Partisi var. Bizler belediye başkanları olarak çok çalışmalıyız ve şeffaf olmalıyız. Halkımızı ikna etmeliyiz ki bir sonraki genel seçimlerinde Atatürk’ün ilke ve inkılapları önünde yürüyen, Türkiye'yi daha ileriye götürecek ve insanları tepeden bakmayan, 'sen sucusun, bucusun' demeyen bir Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidara getireceğiz. Hem Çine, hem Aydın ve de Türkiye gülecek” dedi.

“BİZİM BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ HİÇ BİR AYRIM YAPMAYACAKTIR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyasi anlayışı iki temel kural üzerine inşa etmeye çalışıyoruz. Birincisi şudur. Hangi il, ilçe ve belde olursa olsun, bizim belediye başkanlarımız hiçbir ayrım yapmayacaklar. Şu mahalle bana oy vermedi, şu kişi bana oy vermedi, şu esnaf bana oy vermedi, şu üretici bana oy vermedi, ben onu cezalandırayım. Hayır. Herkesin siyasi düşüncesine saygımız var. Herkese hizmet götürmek belediye başkanının görevidir. Dolayısıyla hiç kimseyi ötekileştirmeden hizmet verecekler. Hiç kimseyi ötekileştirmemek ve herkesi kucaklamak çok önemlidir. Bizim belediye başkanlarımız göğsünde ya Türk Bayrağı ya da ilçenin ve ilin, belediyenin rozeti varsa onu taşıyorlar. Onlar tarafsız davranmak zorundadırlar. Herkese hizmet götürmek zorundadırlar. Toplumu ayrıştırmak ve germek gibi bir görevi yoktur. İkinci temek kuralım şudur. Belediye başkanları para harcarlar ve yatırım yaparlar. Ama harcadıkları para kendi şahsi paraları değildir. Harcadıkları para halkın parasıdır. O zaman harcadıkları her kuruş paranın hesabını millete vermek zorundadırlar. Bunu niçin söylüyorum? Kul hakkına duyduğumuz saygıdan. Ben vergi ödüyorsam, belediyeye para ödüyorsam, belediye başkanın parayı nereye harcadığını bilme hakkım var.

"HESAP VEREMİYORLAR"

Ben bunu söyleyince tepedekiler kızıyorlar. Vay efendim ne demek hesap vermek. Ben istediğim gibi harcarım. İstediğin gibi harcayamazsın kardeşim. İstediğin gibi harcıyorsan, o ülkede demokrasi yoktur. Vatandaş da soracak. Nereye gitti bu para? Fabrikaları, yolları, çiftçiyi perişan ettiniz, esnafı perişan ettiniz. Türkiye’de vatandaş vergi veriyor. Doğduğundan ölene kadar vergi alıyorsunuz. Kefen alırken de vergi var. O zaman bu paralar nereye gitti? Benim bunu bilmeye ihtiyacım var. Diyor ki yol köprü, tünel yapıyoruz. İyi de bunları başkası yapıyor. Sen yapmıyorsun ki. Garanti veriyorsun. Soruyorum. Köprüyü kaça yaptın, şehir hastanesini kaça yaptın, hava alanı kaça yaptın? Ben bunu soracağım. Niçin? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını aramak için soruyorum. Ben ona şunu söylemiyorum. Niye hava alanı yaptın? Niye yol ve köprü yaptın diye sormuyorum. Arkadaş sen bunu kaça yaptın diye soruyorum. Benim bilmeye ve vatandaşımızın bilmeye hakkı var. Hepinizin önünde soruyor ve ifade ediyorum. Onları kaça yaptın arkadaş? Çık millete açıkla.

"TANK VE PALET FABRİKASINA KATAR ORDUSUNA NİÇİN PEŞKEŞ ÇEKTİN"

Katar uçağını satın almadı. Adı hediye. Karşılığında bir şey verildi. Ne verildi? Sakarya’daki tank palet fabrikası verildi. Katar ordusuna verildi. Bakın sevgili Çineliler. Hepimiz milliyetçiyiz. Bayrağımız her şeyin üstündedir. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır’ demiş şair. O bayrak benim bayrağımsa, bu vatan benim vatanımsa, hepimizin vatanıysa, şu soruyu sormak zorundayız. Ülkücü, AK Partili, İyi Partili, Saadet Partili kardeşim de soracak. Sen Türkiye’nin en önemli silah fabrikasından birisini, tank palet fabrikasını Katar Ordusuna niçin peşkeş çektin? Katar ordusuna neden sattın? Alamıyorum cevabını. Uzun süre ısrar ettim. Niçin verdin ve kaça verdin? İster Japonya, ister Hindistan, ister Şili, ister Danimarka, dünyanın hangi ülkesinde o ülke kendi silah fabrikasını yabancı bir ülkeye peşkeş çekmiştir? Göstersinler bir örnek. Özür dileyeceğim. Yok böyle bir örnek. Dünyadaki tek örnek Türkiye’dir.

"GÜN KAVGA EDİLECEK ZAMAN DEĞİL"

Beni üzen ne biliyor musunuz? Bütün bunları yapan insanların kahraman edasıyla meydanlara çıkmasıdır. Ben kahramanım diyor. Ne kahramanı ya. Hangi kahramanlıktan söz ediyorsunuz siz? Satılmadık bir şey kalmadı. Oturup hepimizin düşünmesi lazım. Kavga edilecek zaman değil. Gün, Türkiye Cumhuriyeti devletini yüceltme, yükseltme ve büyüme zamanıdır. Şu yaşadığımız ekonomik krize bakın. İşsizlik 8 milyon 500 bin saylarına çıktı. Üniversite mezunları işsiz. Çiftçinin, esnafın hali meydandadır.

"TOPUKLU EFEYİ DÜNYA BİLİYOR"

Sizler yerel seçimlerde oy kullandınız. Belediye başkanlarını seçtiniz. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı, sizin tabirinizle Topuklu Efe, sanmayın sadece Aydın’ın topuklu efesidir. Dünya’nın ve Türkiye’nin bildiği bir efedir o. Onun geliştirdiği projelerin birçoğunu yeni kazandığımız belediye başkanları gelecekler ve örnek alacaklar. Aynısını yapacaklar. Hepinizin huzurunda belediye başkanlarımıza bir şey daha söylemek isterim. Bizim belediyelerin olduğu yerlerde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa, belediye başkanı o gece uyumayacak ve o sorunu giderecek. Hiç unutmayın. Ben çiftçinin, esnafın, işsizin, emeklinin ve asgari ücretlinin derdini anlatacağım. Ben milletin derdini anlattıkça onlar bana kızıyor ve saldırıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bildiğim yoldan dönmeyeceğim. Bu ülkede huzur ve kardeşlik içinde yaşanmalı. Bunun mücadelesini vereceğim. Belediye başkanlarımızı size, sizi de Allah’a emanet ediyorum” dedi. (SEZGİN MADRAN)







 
Son Eklenen Haberler