"Mimarlık sadece yapı yapma işi değil"

14 Ekim 2021, Perşembe 12:05

     


Aydın Mimarlar Odası Başkanı Mimar Cemre Şahin Kazıcı, tvDEN'de Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu “Emin Aydın’la Baş Başa” programının konuğu oldu. Kazıcı, Mimarlık Haftası’nda neler yapıklarını anlatarak, "Mimarlık sadece yapı yapma işi değil" dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Kazıcı, “Biz normalde Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Mimarlık Günü olarak kutluyoruz. Bunu yaparken yegane amacımız mimarlığın konuşulması için daha çok alan yaratmak, toplumun gündemine taşımak, mimarın insan için kent için mesleki bilgisini nasıl kullanabileceğini göstermek. Bunu da çeşitli etkinliklerimizle ifade etmeye çalışıyoruz. Şu an mimar yapı yapma sanatı olarak biliniyor ama yapı yapmanın dışında hem mesleki eğitimimiz gereği hem de icra ettiğimiz meslek gereği çok farklı görevlerimiz var. Sosyal sorumluluk bilincimiz, toplumsal sorunlara karşı duyarlılığımız bu anlamda mesleki bilgimizi kullanma yönünde eğitiliyoruz hep. Bizler bugün de antik ve tarihi kentleri ya da kent merkezlerini gezerken aslında sadece bir yapı değil o yapıdan kaynaklı toplumun kültürel yapısına da hakim oluyoruz” dedi.

“MİMARLIK SAĞLIKLI KENT SAĞLIKLI ÇEVRE İÇİN GEREKEN BİR DİSİPLİN”

Gazeteci Emin Aydın’ın Mimarlar Haftası’nda neler oldu neler yapıldı sorusuna Kazıcı, “Hem pandemi süresinde olmuş olmamız hem de hafta boyunca yayıldığı için mesai saatlerinin zorlayıcı şartları ve koşulları da var. O sebeple katılımımız çok yüksek olamadı ancak hep üyelerimizden destek teşekkür telefonları alıyoruz. Bu yıl da şansımıza Dünya Hayvanları Koruma Günü de 4 Ekim aynı tarihe denk geldik. 4 Ekimde yerel yöneticilerimiz Dünya Mimarlık Günümüzü kutlamadılar, bu yüzden gerçekten üzüldüm. Bir tek Satın Vekilimiz Süleyman Bülbül arayıp da günümüzü kutladı. Aslında burada günün kutlanmasını şu yüzden önemsiyorum, mimarlığa verilen önemi gösterdiği için. Mimarlık sağlıklı kent sağlıklı çevre için gereken bir disiplin. Kutlanmadığı zaman yeteri kadar önem verilmediğini düşünüyorum. Meslektaşlarımıza plaketlerini de takdim ettik. Aydın’da 40 yılını doldurmuş meslektaşlarımız da var. Genç meslektaşlarımıza rozetlerini takdim ettik. Odamızın her zaman her koşulda arkalarında olacağımızın teminatını verdik. Sonra sergi ve kokteylimiz oldu. Sergide de Mimar Sinan ödülü alan meslektaşlarımızın sergisiydi. Mimar Sinan ödülü de mimarlık dünyasında çok prestijli bir ödül. Biz bu kentin mimarları var söylemi ile bir atölyeler dizisi başlattık. Çünkü fark edilemediğini düşünüyoruz mimarın ne anlama geldiğini. Aydın’ın mimarları var, bizim mesleki bilgimiz var ve bunu biz Aydın için nasıl kullanabiliriz bunu bir atölyeler serisi ile Aydın’a dokunmayı önemsediğimiz için düzenledik. Bunun birincisi benim okulum atölyesi. Onu Salı günü yaptık. Biz Aydın’da devlet okullarımızın mekânsal anlamda olumsuz koşullara sahip keza sosyal anlamda da olmuşuz koşullara sahip devlet okullarımızın iyileştirilmesini gönüllülükle çalışmak için Milli Eğitim Müdürlüğümüze başvurduk. Aydın’da 3 okul belirledik ve bu okullardan birisini bu Mimarlık Haftası içerisinde ziyaret ettik. Öğrencilere hayallerindeki okulu çizmelerini söyledik. Bizim sürecimiz asıl bundan sonra başlıyor. Biz bu resimlerle birlikte projelerini hazırlayacağız” dedi.

“BİZİM BU YIL TEMAMIZ SAĞLIK BİR DÜNYA İÇİN TEMİZ ÇEVRE”

Kazıcı, “Teknik gezilerimizde var, Arkeoloji Müzesini de gezdik. Müze Müdürümüz Abdülbari Yıldız bize eşlik etti. Aydın’da çok değerli bir Arkeoloji Müzesi var uluslararası anlamda ikincilik ödülü almış. Bir de kentinde göbeğinde orayı hakikaten tüm Aydınlılar gezmeli. Biliyorsunuz Aydın zaten sit alanları ve tarihi kentsel alanlarıyla öne çıkmış bir şehir. Yurtdışına giden heykeller var onların alınması planlanıyor muhtemelen alan da yetmeyecek olabilir genişlerse ne güzel olur. Turizme de katkısı olabilecek derecede değerli bir müze çünkü. Onun dışında biz sunum ve söyleşiler de yapmıştık mesleki bilgiyi geliştirmek için. Bizim bu yıl temamız sağlık bir dünya için temiz çevre. Özellikle biz bu dönem biliyorsunuz deprem, sel, pandemi, yangın ne olduğumuzu şaşırdığımız bir dönemden geçiyoruz. Artık doğa çevre bir yerde alarm veriyor. Önceden uzun vadede canımıza kast ediyordu solunum sıkıntıları, akciğer sıkıntıları vesaire. Şimdi artık pandemi gibi bir gerçeklikle ansızın canımıza kast eden bir afet sorunuyla baş başayız. Bu da aslında çevre üzerinde insanların baskısının somut bir yansıması. Biz mimarlıkta aslında o yüzden bu hafta sağlıklı bir dünya için temiz çevre temasını benimsedik. Mimarlıkta temiz çevrelerin oluşturulmasında, kompleks sorunların çözümünde interdisiplinel bir çalışmayla çözüm üretebilecek bir disiplin o yüzden bu temayı belirlemiştik” ifadesini kullandı.

“AYDIN’DA YEŞİL ALAN EKSİKLİĞİ VAR”

Kazıcı, “Aydın’da yeşil alan eksikliği var. Özellikle kent merkezinde. Yapılan çalışmada uydu görüntüleri var yeşil görünüyor ama aslında ağaç yaprakları ile oluşmuş bir yeşil görünüyor. Ağaç tek bir ağaç ama yeşil yoğunluğu taçlarından dolayı yüksek. Yapılan TÜBİTAK çalışması sonucunda da zaten Aydın’ın yeşil alan eksikliğinin sağlıksız bir çevreye sebebiyet verdiği sonucuna ulaşmıştı. Sunumlarımız tabi daha çok mesleki bilgiyi geliştirmeye yönelik. Biz Çarşamba günü Orman Müdürü ile bir alan belirledik ve fidan dikimimizi gerçekleştirdik. Mimarlık sadece yapı yapma işi değil. Yapılı çevreyi ve doğal çevreyi gerçekten dengeli bir şekilde kurabilmenin derdi içerisindeyiz biz. Bir yapı yapıyorken doğaya nasıl saygılı olabiliriz bunu düşünüyoruz. Tüm kullanılan yapı malzemeleri kimyasal bileşenlerden oluşuyor. Zararlı pek çok salınım var. Örneğin biz mesela tuğla kullanıyoruz ya da gaz beton. Bunun güneşle birlikte ya da havayla birlikte etkileşiminde doğaya saldığı gaz var. Yapı malzemesi üretilirken de yapı kullanılırken de yıkılırken de aynı etkiyle karşılaşıyoruz. Birleşmiş Milletlerin çevre programında kentlerde oluşan karbon salınımlarının yüzde yetmiş beşinin kentlerin sebep olduğu gibi bir sonuç çıkmış. Bu karbon salınımı zarar veren bir şey tabi ki de. Bunun yüzde yetmiş beşi kentlerde oluşuyor. Bunda en büyük sorun yapılarda ve ulaşımda. Ulaşımı da biz yapılar arasında sağladığımız için artık bunu da ilkel bir şekilde barınmaya çalışıyorduk. Şimdi bu çevrenin verdiği alarmla bir şeyler yapılması lazım artık” dedi.

“SOKAK HAYVANLARI İÇİN EVLER SIĞINAKLAR TASARLADIK”

Kazıcı, “İkinci atölyemiz de sığınak artı atölyesi yaptık. Orada da Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Cemil Şahin var. Sokak hayvanları için evler sığınaklar tasarladık. Burada da bir farkındalık yaratmak istedik. Hayvanların da iyi tasarıma, iyi mimarlığa ihtiyacı var. Sokakta inekler kuzular yok çünkü onlardan ekonomik değer elde edebiliyorlar. Maalesef kedi köpekler sahipsiz kalmış oluyor. Biz de kentin çeşitli yerlerinde üretmek istiyoruz bu tasarımları. Kentimizin çeşitli sokak ve parklarına yerleştirmek istiyoruz. Hayvanlarında aynı bizler gibi iyi bir barınma alanına ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de çok yok hayvan hastaneleri. Önceden hayvan mal olarak görülüyormuş. Biri zarar verdiğinde mala zarar vermekten yargılanıyormuş. 2021’de bunun farkına varmak çok üzücü. Sokaktaki hayvanları gözlemlediğiniz zaman farkına vardığınız bir içgüdüsel barınma ihtiyaçları var. Ağaç kovukları, kapalı sığınak gibi alanlar, sırtını yaslayıp kendini güvende hissedebildiği alanlar vesaire. Yağmur suyunun biriktiği çukurlardan su içiyorlar. Onların da geliştirdikleri bir yaşamsal alışkanlıkları var. Bu alışkanlıkları el üretimi ile nasıl bir araya getirebiliriz onu düşündük. Mimarlık eğitimi almak ister istemez toplumsal sorunlara karşı duyarlılık getiriyor. Bir yapı yaparken insana önce iyi gelecek bir yapı yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu. (ELİF DUMANOGLU) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler