"Prostat erkekler için son derece önemli bir organdır"

11 Nisan 2022, Pazartesi 17:31

     


tvDEN ekranlarında yayınlanan, Hazel Bayık'ın hazırlayıp sunduğu Sağlık Vakti programının konuğu Üroloji Uzmanı Operatör Doktor İrfan Azazi oldu. Prostatın işlevi, beraberinde meydana gelen hastalıklar ve tedavi yolları ile ilgili açıklamalarda bulunan Azazi, "Prostat erkekler için son derece önemli bir organdır" dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Azazi, “Prostat erkeklere özgü bir organdır, kadınlarda mevcut değildir. Üremenin yardımcı bir organıdır. İdrar kesesinin altında ve ceviz büyüklüğündedir. Erkekler için son derece önemli bir organdır. Belirli bir yaştan sonra ortaya çıkan sorunları ile de ıstırap verici bir organdır. Prostatta meydana gelen tek hastalık büyümesi değildir. Halk arasında prostat sanki bir hastalığın adıymış ve sadece o hastalığa sahip olanlarda mevcut olan bir organmış gibi yansıtılmaktadır. Fakat bu yanlış bir kullanımdır” dedi.

“ISTIRAP VERİCİ DURUMLARA YOL AÇAR”

Prostat büyümesinden bahseden Azazi, “Prostat 2 çeşit büyür. 40 yaşından sonra tam bilinmeyen bir nedenden dolayı büyümeye başlamaktadır. Ergenlikteki ağırlığı 20 gramdır. Bu yavaş yavaş büyür 40-50 gram ve hatta 150-200 grama kadar dahi çıkabilir. Bu durumun en önemli sorunu, iyi huylu da olsa kötü huylu da olsa idrar kanalına baskı yaparak idrar akılını engeller, engellediği zaman da insanlarda ıstırap verici ve sıkıntılı bir duruma yol açar. Prostat büyümesinin haricinde prostat iltihabı da vardır. Enfeksiyona açık bir organdır. Dolayısıyla cinsel temasla bulaşan hastalıklar geçebilir. Prostat büyümesi sonucu kanallar tıkanır ve dolayısıyla hastaya sonda takmak gerekebilir. Gece sık sık tuvalete kalkma, idrara çıkarken yanma ya da zorla yapma gibi durumlar ortaya çıkabilir” dedi.

“ERKEN TEŞHİS TEDAVİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR”

Prostat büyümesinin tespiti için yapılan yöntemler için Doktor Azazi, “Öncelikle bulgulara bakıyoruz. Sık sık idrara çıkma, idrarda zorlanma, ağrı ve tıkanma, çatallı işeme, damlatma gibi bulgular ile ortaya çıkmaktadır. Bunları gören ve penisinde bu şekilde hisseden kişiler uzman bir doktora başvurmalıdırlar. Bu noktada üroloji uzmanları hastalara yardımcı olmaktadırlar. Çeşitli teşhis yöntemleri vardır. Bunlardan en önemlisi PSA dediğimiz kan tahlilleridir. Bu test aile hekimliklerinde dahi yapılmaktadır. Onun haricinde idrar testleri, işeme testleri, röntgen, ultrason, mr ve tomografi gibi yöntemlerle teşhis konulabilmektedir. Bir prostatın iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu her zaman belli olmaz. Kesin teşhir biyopsi ile konulmaktadır. Prostattan ince bir doku örneği alınır ve incelenmesi için patolojiye gönderilir. Patologlar tarafından incelenir ve iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu onlar tarafından söylenir. Özellikle bu PSA testleri 40 yaşından sonra her erkek tarafından her yıl rutin olarak yapılmalıdır. Kesinlikle öneriyoruz. Prostat kanserleri erkeklerde en çok görülen ikinci kanser türüdür. İleri yaşlarda daha sık görülür ve zaman içerisinde daha da artar. Bu durumların erken teşhisi tedavi açısından çok çok önemlidir. 40 yaşından sonra bütün erkeklere PSA bakılmasını tavsiye ediyoruz. Daha erken yaşlarda da bakılabilir. Fakat Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerisi 40 yaştır. Daha sağlıklı ve güzel bir ömür için bu çok önemlidir” diye konuştu.

“KORKUTUCU BİR YANİ YOK”

Hastalığın teşhisinin ardından izlenen tedavi yolları ile ilgili Azazi, “Hekimlikte tedaviler ikiye ayrılır. Medikal tedavi dediğimiz ilaç tedavileri ve cerrahi tedaviler yani ameliyatlardır. Eğer prostat küçükse, ortada bir kanser yoksa ve sadece hafif belirtiler varsa tedavisi medikal olarak ilaçlarla yapılabilir. Piyasada çok güçlü ilaçlar vardır ve uzman doktorlar tarafından bu ilaçlar bilinmektedir. Cerrahi tedaviler ile çeşit çeşittir. Kapalı ve açık cerrahi tedaviler olmak üzere iki ana gruptur. Kapalı yöntemler, deriyi kesmeden içeriye özel bir aletle kamera yardımıyla girilip, içeriden idrar kanalına baskı yapan durumların ortadan kaldırılmasıdır. Açık cerrahi yönteminde ise prostat tamamen alınır. Hastalık eğer tamamen yayılmamışsa hastanın hayatı kurtarılmış olunur. İdrar yapamamak gerçekten çok kötü bir durumdur. Kişi şiddetli ağrılar yaşar. Eğer bu sıkıntı devam ederse idrar kesesi ve böbrekleri bozmaya dahi gider. Katater son derece incedir ve vücuda herhangi bir zararı yoktur. Katater aracılığı ile içerisindeki idrar boşaltılır ve kişi bu şekilde çok daha rahat eder. Sonda çok önemli bir konudur. Yalnızca gerekli durumlarda tercih edilmektedir. Hastalar sondayı istememektedir. Fakat sağlık için bu geçici yöntem kimi zaman tercih edilmelidir. Sonda takıldığı zaman pantolonun iç tarafına torbasını ayarlıyoruz ve dışarıdan belli olmayacak bir şekilde kişi normal hayatına devam etmektedir. Korkutucu bir yanı yoktur” dedi.

“ÇOCUK SAHİBİ OLMA KONUSUNDA SIKINTILAR OLABİLİR”

Prostat hastalığının cinsel yaşam üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığı hakkında Azazi, “Prostatın içerisinden ‘semen’ denilen sperm sıvısı çıkmaktadır. Prostat organı bu sıvının içerisine katkı vermektedir. Eğer bir kişide sonda varsa cinsel ilişkide bulunamaz. Fakat prostatın kendisi cinsel ilişkiye engel değildir. Fakat prostat hastalarında cinsellik çok daha az olabilmektedir. Ayrıca prostat ameliyatı olanlarda oradaki kanallar oradan alındığı cinsellikte herhangi bir problem olmaz fakat çocuk sahibi olmak konusunda sıkıntılar olabilir” ifadelerini kullandı. (ORKİDE ÜLKER / NİSA KIZILKAYA)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler