“Kadınları lotus çiçeklerine benzetiyorum”

8 Mart 2022, Salı 14:21

     


Gazeteci Mehmet Aydın’ın tvDEN’de hazırlayıp sunduğu Güne Bakış programına konuk olan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Altunkaya kadınlara önemli mesajlar verdi. Yeni yazdığı ‘Lotus Çiçekler’ isimli romanından söz eden Altunkaya, “Kadınları lotus çiçeklerine benzetiyorum. Lotus, bataklıkta dahi yetişse üzerinde kir barındırmayan bir çiçektir” dedi.

Doç. Dr. Hatice Altunkaya, “Ben buradan kadınlara seslenmek istiyorum. Benim bu romanı yazmaktaki amaç hangi acıları yaşamış, hangi zorlukları çekmiş olursanız olun hepimizin hayatında çeşitli imtihanlar var. Sizler inanarak, dosdoğru bir şekilde Allah’a güvenerek ve çalışarak ilerlerseniz istediğiniz geleceğe Rabbim sizleri ulaştıracaktır. Ben romanımda da bunu ifade etmeye çalışıyorum” dedi.

“ESMA KARAKTERİ ROMANDA BENİ İFADE EDİYOR

Lotus Çiçekleri romanı ile ilgili Altunkaya, “Kitabımda kadınların başarabileceğini ifade etmeye çalıştım. 3 kadının yaşamını konu aldım ve bunlardan bir tanesi benim eğitim hikayem gerçeğinde Anadolu kadınının yaşadıklarını anlatmaktadır. Esma karakteri, bu bağlamda beni ifade etmektedir. Benim eğitim sürecim, yaşadığım kadersel şeylere bağlı olarak farklı bir şekilde gelişti. Annemi 5, babamı 7 yaşında kaybettim. 14 yaşında evlendirildim. Eğitimime devam edemedim. Okuyamamak içimde her zaman bir ukde olarak kaldı. Fakat 13 yıl sonra memuriyet sınavına girdim ve sonrasında başarılı sonuç olarak bir devlet kurumunda çalışmaya başladım. Aynı yıl dışarıdan açık liseye başladım. Ardından da Selçuk Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünü kazandım. Tam o zamanlarda eşim kanser hastalığına yakalandı. Onun vefatından sonra iki çocuğum ile çok daha fazla hayat mücadelesi vermek durumda kaldım. Hem okudum, hem çalıştım, hem de çocuklarıma baktım. Bu romanda amacım eğitim hikayem gerçeğinde Türk kadınının yaşadığı zorlukları, Hindistanlı Müslüman bir kadının yaşadığı zorlukları ve Kanadalı bir kadının Bahailik dinine geçmesi ile yaşadıklarını ifade etmeye çalıştım. Okur romanda, bu kadınların nasıl başardıklarını ve azmettiklerini görmenin ötesinde, Hindistan kültürü hakkında da pek çok şey öğrenebilecek. Esma karakteri bağlamında Anadolu’da kadının hor görülmesi, kadına verilen değerin noksanlığı ve bu durumlar karşısında kadınların da pes etmeden dik bir şekilde durması durumları romanda işleniyor. Kadına şiddet konusu yalnızca ülkemizde değil, romanımda göreceğiniz üzere Kanada’da dahi yaşanıyor. Ben inanıyorum ki artık ülkemizde kadınlar çok daha iyi durumda olacak ve gelecekte çok daha güzel günler olacak” diye konuştu.

“İSLAMI YANLIŞ YORUMLUYORLAR”

Lotus Çiçekleri romanının başlangıç yolculuğunu anlatan Doç. Dr. Hatice Altunkaya, “Bir roman yazma düşüncesini doktora hocam Songül Taş ile paylaşmıştım. Kendisi de bana ‘Kadınlara örnek olmalısın bu senin sorumluluğun. Hayat hikayeni bir şekilde yazmalısın ve kadınların yaşadıkları durumları da kurguya eklemelisin ki örnek olsun. Mutlaka yazmalısın’ demişti. Ardından Hindistan’a gittim ve orada kadınların yaşadıkları zorluklara birebir şahit oldum. Hal böyle olunca bu romanı yazmanın bir gereklilik olduğunu düşündüm. Aslında dinin yanlış yorumlanması neticesinde de kadınlara sosyal hayatta böyle zorluklar yaşatılıyor. İslam, aslında kadına hak ettiğini fazlasıyla veren bir din. Fakat doğru yorumlamak kaydıyla. İslam haricinde Hindu geleneğinde de kadınlara uygulanan çok fazla yanlış uygulama mevcut. Kadınlara uygulanan bu negatif ayrımcılık beni son derece rahatsız etti ve bu durumları romanımda işledim. Kitabımı adlandırırken de yine kadınlardan ilham aldım. Kadınları lotus çiçeklerine benzetiyorum. Lotus, bataklıkta dahi yetişse üzerinde kir barındırmayan bir çiçektir. Kadınlar da öyledir. Hangi zorlukla karşılaşırsa karşılaşsınlar, yine her şekilde ruhlarındaki temizliği korumayı başarırlar” dedi. (HAZEL BAYIK)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler