“Endişe hat safhada”

9 Haziran 2022, Perşembe 11:31

     


tvDEN'de gazeteci Emin Aydın, Serhan Seyhan ve Servet Töz'ün hazırlayıp sunduğu Kriz Masası, Aydın Ticaret Odası Bakanı Hakan Ülken’i konuk etti. Son zamanlarda ülkemizde hakim olan ekonomik durumlar hakkında değerlendirmelerde bulunan Ülken, “Önümüzdeki süreçten insanların duyduğu endişe hat safhada” dedi.

Ülken, “Maalesef ülkemizde ve ilimizde negatif gündemlerimiz yoğun. Hepimizin el birliği ile yapması gereken, bu negatif gündemleri minimize etmek. Pozitif gündemli, güldüğümüz, huzurlu olduğumuz, refah seviyemizin arttığı, kazananın herkes olduğu veya kazancın adil dağıldığı bir kenti dizayn etmek bizim görevimiz” dedi.

“SABİT ÜCRETLİLERİN ÇOK DAHA DERİN HİSSETTİĞİ BİR KRİZ YAŞIYORUZ”

Ülken, “Şu an ülkemiz çok ciddi bir krizden geçiyor. Ekonomik anlamda çok ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Sabit ücretlilerin çok daha derin hissettiği bir kriz yaşıyoruz. Ama netice itibariyle bizim üyelerimiz de bu krizi çok ciddi bir şekilde yaşıyorlar ve hissediyorlar. Temel girdiler dediğimiz kavramlar, bizim ekonomide reel sektörler açısından çok önemli kavramlardır. Temel girdi dediğimiz kavramlar ağırlıklı olarak enerji, akaryakıt, işçilik maliyetleridir. Gün geçmiyor ki bunların fiyatları artmasın. 90’lı yıllarda yaşanan enflasyonist döneme geri döndüğümüz yönünde söylemler var. Enflasyonist döneminde bir fırsat olduğunu, enflasyonist dönemde para kazanan bir kitlenin oluşabildiğini ve ticaretin bazı alanlarının enflasyonist dönemde avantaj sağlayabileceği ile ilgili bir söylem gelişti. Fakat enflasyonist dönemde fırsat falan olmaz, kar çıkmaz. Kar ettiğinizi zannedersiniz. Enflasyon malı alan satan arasındaki ticari ilişkiyi ve malı satan ile tüketici arasındaki ilişkiyi de bozar. İnsanlar her sabah uyandıklarında ilk iş ellerine telefonlarını alıp ‘Acaba dolar kuru bugün kaç' diye bakıyorlarsa, sağlıklı bir ortam vardır diyemeyiz” dedi.

“ÜYELERİMDEN GELEN BU ENDİŞELER KONUSUNDA MUTSUZUM”

Ülke ekonomisine dair Ülken, “Ben şahsi olarak da endişe duyuyorum. Ben bir birey ve vatandaş olarak bu endişeyi hissediyorum. Güncel dolar kuruna her gün değil, yeri geldiğinde günde 10 kez dahi bakıyorum. Ekranlarımız sürekli açık. Üyelerimiz de bu endişeleri dile getiriyorlar. İyi ki de dile getiriyorlar. Çünkü üyelerimiz bizleri sorunlarını iletme ve çözüm arama noktasında aracı olarak görmedikleri gün bizim orada işimiz bitmiş demektir. O noktada mutlu fakat endişeler noktasında mutsuz bir insanım. Üyelerimden gelen bu endişeler konusunda mutsuzum. Ama bu endişeleri bana iletiyor olmaları, bizi bir ümit aracı olarak görmeleri bize olan güvenlerini sürdürdükleri anlamına gelmekte. Üyelerimiz her gün, yaşadıkları bu sorunları bizlere iletiyorlar. Benim telefonum 24 saat ve açık ve numaram tüm üyelerimde var. Keşke benim üyelerimden kaynaklanan mutluluğum, sorunlardan kaynaklı değil, sorunsuz bir ortamda daha iyiye nasıl gideriz düşüncesi içerisinde olduğumuz bir süreç olsaydı. O zaman çok çok daha mutlu olurdum. İnsanlar bir çözüm arayışı içerisinde olabiliyorlar. Çünkü arayış, insanlar için umut demektir. İnsan kötüyü aramaz, iyiyi arar. İyiyi ararken sizi de araç, vesile, temsilcisi, kardeşi olarak görüyorsa bu en güzeli. Özellikle elektrik ve doğalgaz gibi enerji maliyetlerinde ciddi zamlar ile birlikte bunların olduğu zam enflasyona sebep olur” dedi.

“BU İNSANLAR DA EKMEK PARASI KAZANACAK”

Ülken, “Her meyve sepetinde arada çürükler de olduğu gibi fırsatçı bir kesim var. Fakat azınlıkta. Sayıları yüzde 5’i geçmez. Bizim üyelerim hem ayakta kalmayı hem müşterisini kaybetmemeyi hem müşterisinin güvenini kaybetmemeyi hem de pazarını ve rafını önceliği olarak gördüğü için emin olun gereğinden fazla zam yapmıyorlar. Ama çarkı da döndürmeleri lazım. Bu insanlar da ekmek parası kazanacak. Sektör bazlı farklılıklar olmakla birlikte, insanlar ancak günlerini kurtarıyorlar. Bir de ‘Baz Etkisi’ dediğimiz durum vardır. Sizin bir önceki sene mutluluk seviyeniz sıfıra yakınsa, bu sene 1 buçuk ya da 2 olduysa, sizin baz etkisi ile mutluluk seviyeniz yüzde 200 artmıştır. Ama olması gereken mutluluk seviyesi 5 ise, siz eksi 3’sünüz. Örneğin biz pandemiden çıktık. Özellikle hizmet sektöründekiler 2 yıl çok zor zamanlar geçirdi. Bu sektöründekiler ne olursa olsun geçen yıla göre çok daha iyi hissediyorlardı. Çünkü işletmesi kapalıydı. Adam dibi görmüş zaten, bu durumun daha aşağısı yok. Ama pandemiden 1 sene öncesi ile şimdiyi mukayese ettiği zaman gerçeği o zaman görecektir” diye konuştu.

“İNSANLAR HER SABAH MALİYET MUHASEBESİ YAPIYOR”

Ülken, “Önümüzdeki süreçten insanların duyduğu endişe hat safhada. İnsanlar her sabah maliyet muhasebesi yapıyor. Sabah belirlediği fiyatı öğlen müşterisine satıp akşam gelen zam haberi ile yerine koyamayacağını anladığında zararına iş yapar hale geliyor. Makro düzelmeden, mikro düzelmez. Ekonomide tümden gelmemiz gerekiyor. Makro düzgünse mikronun içerisindeki spesifik sorunları çözmeye yoğunlaşırsınız. Biz, makro düzgünken ağırlıklı olarak sektörel sorunlarımızı merkeze oturtup hükümetle görüşürdük. ‘Şu sektörün böyle bir problemi var’ diye söylerdik ve müzakere ederdik. Makro düzgün değilse, mikronun tamamında sıkıntı var demektir. Tek tek mikrolarla uğraşmanız olmaz çünkü asıl sorun makrodadır. Bunu bir vücuda da benzetebiliriz” ifadelerini kullandı. (HAZEL BAYIK) 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler