/>

SON DAKİKA

“Manipülasyon yoluyla toplum uyutuluyor”

16 Mayıs 2022, Pazartesi 11:39

     


Gazeteci Emin Aydın’ın tvDEN ’de hazırlayıp sunduğu Baş Başa programının konuğu Gazeteci Atilla Dağıstanlı oldu. Aydın’da ve ülkemizde yaşanan mevcut güncel durumlar ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Dağıstanlı, “Manipülasyon yoluyla toplum uyutuluyor” dedi.

Dağıstanlı, “Gelirken gazete almak istedim fakat hiç bir yere bulamadım. Koskoca Aydın’da, bulvarda gazetede satan yer yok. Bu da bizim gazete okumadığımızı gösterir. Çağdaşlaşma denilen şey yüzde 10 ilerleme ise yüzde 90’da götürüyor. Fransa’da makineleşme sonucu işçiler ve emekçiler nasıl zor durumda kaldıysa bu da aynı şekilde onun tekrarı” dedi.

“BAKAN KENDİ KENDİNE DİLEKÇE VERİYOR”

Dağıstanlı, “Turizm bakanı yaptırmakta olduğu tatil köyüne 25 bin metrekarelik daha bir orman arazisinin verilmesini talep etmiş. Kimden talep etmiş diye sorarsanız ise kendisinden. O zaman ben bu orman yangınlarının nedenleri ile ilgili saflıktan uyanılması gerektiği düşüncesine girerim. Bakan kendi kendine dilekçe veriyor. Geçmişten günümüze geldiğimizde ben hiçbir bakanın kendi kendine böyle bir kıyak yaptığını ne okudum, ne haber olarak yazdım, ne de gördüm “ diye konuştu.

“ARTIK MEMLEKETLERİNDE SAVAŞ BİTTİ, GİTSİNLER”

Göçmen sorunu ile ilgili açıklamalarda bulunan Dağıstanlı, “Sayın Cumhurbaşkanı bir göndereceğiz diyor, bir göndermeyeceğiz diyor. ‘Ağırlamaya devam edeceğiz’ diyor. Öbür taraftan da İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve yanlış hatırlamıyorsam Bolu Belediyesi, Suriyelilere yapılan yardımı kestiler. Artık memleketlerinde savaş bitti, gitsinler. Şimdi gitsinler demek de suç oluyormuş şimdi. Ama artık ‘Suriyeliler gitsin’ diyeceğiz. Ben emekliyim ve emekli maaşları asgari ücretin altına düştü. Gerçekten hak ediyoruz. 13 milyon emekli var. ‘Oğlum, kızım yardım ediyor geçinmeye çalışıyorum’ diyorlar. Böyle yaparsan zaten geçinmeye çalışırsın ve bunu da hak edersin. Mücadele etmeyen, toplumun hakkını savunamayan, kendi hakkını nasıl savunur?” dedi.

“NAGEHAN ALÇI’NIN KAFASINA DEMOKRATLIĞI SOKSAN GİRMEZ”

Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi ile ilgili Dağıstanlı, “Bir Cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası, girişimi var. Şimdi Kemal Bey, ‘yola çıktım’ diyor, Ekrem Bey Karadeniz’e gidiyor. Oraya gider tabi ki sonuçta kendi memleketi. Herhalde orada bir şeyler yapmak istiyor. Fakat Nagehan Alçı neden gitti? Nagehan Alçı ile beraber Hulki Cevizoğlu’da var. Hulki Cevizoğlu ‘Şu anda Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı yapacak tek bir kişi var, o da zaten şu an Cumhurbaşkanı’ demiş. ‘Hazreti Muhammed bile gelse Recep Tayyip Erdoğan’dan fazla ol alamaz’ demiş. Siz ne yapıyorsunuz ya? Kimsiniz siz? Bir insanın sarı basın kartına sahip olması o kişinin gazeteci olduğunu göstermiyor. Türkiye bir kaosun içerisinde. Nagehan Alçı olayında, Ekrem İmamoğlu akıllıca bir hareketle onu deşifre ediyor. Nagehan Alçı’nın kafasına demokratlığı soksan girmez. Ben o programları zaten izlemiyorum. Manipülasyon yoluyla toplum uyutuluyor. Geçtiğimiz günlerde tesadüfi bir şekilde Mustafa Savaş ile karşılaştım. Bana seslendi, gittim ve sarıldık. Çine Belediye Başkanımız Salih Bey’e karaciğer nakli sırasında ambulans uçak tahsis ettiğini Metin Üstünbaydar Bey söyledi bana. Ben de Mustafa Bey’i aradım teşekkür ettim. Yani AK Partili mi oldum şimdi? Sonra Salih Bey iyileşti taburcu oldu, kendisiyle telefonla konuştum. Şimdi ben Mustafa Bey’e ambulans uçak bulduğu için teşekkür etmeyeyim mi? Düşman mı olalım? Ben Metin Bey ile de görüşüyorum. Sonuçta ben gazeteciyim, onlarla da görüşürüm. Ekrem İmamoğlu, Nagehan Alçı’yı çağırıp gel sen de dahil ol dediğinde noldu Nagehan çizgi mi değiştirdi? Nagehan Alçı gazeteci de değil, televizyoncu da değil. Verirler eline gündemi, senaryoyu onu okur” ifadelerini kullandı.

“EĞER SEN BAŞINI YERE EĞEREK YAŞAMAYI SEÇİYORSAN, SANA HER ŞEY MÜBAH”

Dağıstanlı, “Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’ın idamları ile ilgili olarak yapılan oylamada Cumhuriyet Halk Partisi’nden 28 kişi evet demiş. Bu 28 kişinin içerisinde gazeteci Ali İhsan Göğüş, doktor Kemal Satır, hukukçu İsmail Hakkı Arar yer almış ve gidip Deniz’lerin idamına ‘Evet’ diyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin o günkü dönemde, yani 72 yılında 144 milletvekili var. Bu 144 milletvekilinin 28’i ‘evet’ demiş. Yaklaşık 67 kişi ‘hayır’ diyor, 2 kişi ise çekimser kalıyor. CHP’nin orada tulum çıkartması lazımdı. Meclis aritmetiğine baktığın zaman Adalet Partisi önde. Yani CHP’nin hepsi de ret oyu verse de Deniz’leri kurtaramıyordu. Bizim milletimiz biraz unutkan. Eğer sen başını yere eğerek yaşamayı seçiyorsan, sana her şey mübah. Bana göre CHP’nin bu gerçeği kabul etmesi lazım. Ben bununla ilgili manşette ‘CHP ve 3 Fidan’ başlıklı bir yazı yazdım. CHP Aydın Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Dinç, ‘Deniz’lerin yolundayız, mücadeleyi sürdüreceğiz’ diye sözler sarf ediyordu. Ama altı boş bu sözlerin. Kendisi de söylediğine inanmıyor. Nutuk’u okumadıysan CHP’liyim diye benim karşıma gelme. Atatürk hepsini yazmış. CHP’nin 6 oku Kemalizm’in ilkeleri” dedi. (HAZEL BAYIK)







 
Son Eklenen Haberler