Şeyh Kemal, Karacasu tarihinin izlerini taşıyor

25 Ağustos 2026, Salı 17:26

     


Aydın’ın Karacasu ilçesinde bulunan Şeyh Kemal Türbesi ve tekkesi, yüzyıllardır bölgenin tarihî ve kültürel hafızasında önemli bir yer tutuyor. Tarihçi ve avukat İsa Özbilen, 1522 tarihli Aydın Evkaf Defteri’ndeki kayıtlara göre Şeyh Kemal’e verilen vakıf arazisinin geliriyle yolcuların ağırlanmasının amaçlandığını belirterek, Şeyh Kemal’i bölgenin yerleşime açılmasında rol oynayan “kolonizatör Türk dervişlerinden” biri olarak değerlendirdi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde bulunan Şeyh Kemal Türbesi, geçmişten günümüze ulaşan vakıf kayıtları, tekke kültürü ve halk arasında anlatılan rivayetlerle bölgenin önemli tarihî değerleri arasında yer alıyor. Şeyh Kemal üzerine araştırmalar yapan tarihçi ve avukat İsa Özbilen, Şeyh Kemal’in yaşadığı dönemden günümüze ulaşan kesin bilgilerin sınırlı olduğunu ancak Osmanlı dönemine ait vakıf kayıtlarının önemli bilgiler sunduğunu söyledi.

 

EN ESKİ KAYIT 571 SAYILI AYDIN EVKAF DEFTERİ’NDE

 

Şeyh Kemal hakkında ulaşılabilen en eski yazılı kaydın 571 sayılı Aydın Evkaf Defteri’nde yer aldığını belirten Özbilen, buradaki vakfiye özetinin Şeyh Kemal’in bölgedeki görevine ilişkin önemli bilgiler verdiğini ifade etti. Özbilen, “571 sayılı Aydın Evkaf Defteri’ndeki en eski belge bir vakfiye özeti. Ne karşılığı arazi verildi, Şeyh Kemal’in ne yapması gerekiyordu, onu anlayabiliyoruz. 720 akçe ile oradan gelip geçen yolcuları barındırmak, bölgeyi kontrol etmek ve o bölgeyi şenlendirmek, yani yerleşime açmak gibi görevleri olduğunu görüyoruz” dedi.

 

“KOLONİZATÖR BİR TÜRK DERVİŞİ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ”

 

Vakfiye kayıtlarından hareketle Şeyh Kemal’in yalnızca dinî bir şahsiyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özbilen, dönemin dervişlerinin yeni yerleşim alanlarının oluşmasında da önemli roller üstlendiğini söyledi. Özbilen, “Bu bilgileri düşündüğümüzde kolonizatör bir Türk dervişi olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Onlar sayesinde bu coğrafyanın bir vatan olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı. Şeyh Kemal’e ilişkin farklı arşivlerde de belgelere ulaştığını anlatan Özbilen, “Benim ulaşabildiğim belgeler Vakıflar Genel Müdürlüğünde, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri bünyesindeki Osmanlı Arşivi’nde ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyud-ı Kadime Arşivi’nde bulunuyor. Bu üç arşivde Şeyh Kemal’le ilgili ulaşabildiğim belgeleri yayınladım. Elbette başka belgeler bulmak da mümkün” diye konuştu.

 

ŞEYH KEMAL’İN YAŞADIĞI TARİH KESİN OLARAK BİLİNMİYOR

 

Şeyh Kemal’in hangi tarihlerde yaşadığının kesin olarak bilinmediğini ifade eden Özbilen, 1522 tarihli kaydın önemli bir ipucu verdiğini söyledi. Özbilen, “Şeyh Kemal’in ne zaman yaşadığını bilmiyoruz, kesin yılını söylemek mümkün değil. Elimizde onunla ilgili en eski yazılı belge yine 571 sayılı Aydın Evkaf Defteri. Bu defterdeki bilgiye göre Şeyh Kemal, defterin yazıldığı tarihte yaşamıyor. Bu kesin bilgi. Onun çocukları yaşıyor ve 1522’de 14 tane Şeyh evladı yaşıyor. Bunların adları defterde kayıtlı” dedi.

 

TEKKE, AFRODİSİAS-SARAYKÖY GÜZERGÂHINDA

 

Şeyh Kemal Tekkesi’nin bulunduğu konumun da dikkat çekici olduğunu belirten Özbilen, yapının Afrodisias ile Sarayköy arasındaki geçiş güzergâhında yer aldığını söyledi. Özbilen, “Tekkenin bulunduğu yere dikkat edersek Afrodisias’la Sarayköy’e geçiş güzergâhı üzerinde bir tekke. Vakfiye özetinden anladığımıza göre Şeyh Kemal’e vakıf arazisi olarak verilen arazinin 720 akçe geliri var. 1522 tarihinde bu gelirle gelen geçen yolculara yemek vermesi şartıyla bu arazi bağışlanmış. Buradan hem bölgenin güvenliğini kontrol etmesinin hem de bölgeyi şenlendirerek yerleşime açmasının amaçlandığını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

 

1924’E KADAR AKTİF OLARAK VARLIĞINI SÜRDÜRDÜ

 

Şeyh Kemal Vakfı’nın Karacasu’nun en eski vakıflarından biri olduğunu belirten Özbilen, tekke ve zaviyenin Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar faaliyetini sürdürdüğünü ifade etti. Özbilen, “En eski vakıflardan biri. Yazılı kayıt olması bizim açımızdan çok önemli. Cumhuriyet döneminde 1924’e kadar, tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar orası aktif olarak yaşamış. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başındaki bazı kayıtlarda vakıf arazilerine müdahalelerin yapıldığı görülüyor. Bunların belgeleri var. Karacasu ile ilgili yayınladığım kitaplarda bu belgeleri gösterdim” dedi.

 

ŞEYH KEMAL HAKKINDAKİ KEKLİK RİVAYETİ

 

Şeyh Kemal hakkında halk arasında çeşitli anlatılar da günümüze kadar ulaştı. Özbilen, bildiği rivayetlerden birinin Şeyh Kemal’in tekkesine gelen bir grup Türk askeriyle ilgili olduğunu söyledi. Rivayete göre, karınları aç olan askerler Şeyh Kemal’in tekkesine geldi. Şeyh Kemal, askerleri doyurmak amacıyla ava çıkarak birkaç keklik getirdi ve hazırladığı yemeği askerlere ikram etti. Özbilen rivayeti, “Şeyh askerlere, ‘Çocuklar, sizin karnınız açtır. Karnınızı doyurmamız lazım’ diyor. Daha sonra ava gidiyor, birkaç tane keklik getiriyor, temizleyip kazana atıyor ve pişiriyor. Yemekten önce de askerlere, ‘Çocuklar, sakın bu kekliklerin kemiklerini kırmayın’ diye tembihte bulunuyor” sözleriyle anlattı. Ancak rivayete göre askerlerden biri Şeyh Kemal’in uyarısına rağmen bir kemiği kırdı. Askerlerin tekkeden ayrılmasının ardından bir çatışma yaşandı ve askerler büyük kayıp verdi. Özbilen, “Halk buradan Şeyh’in keramet sahibi olduğunu söylüyor. Şeyh’in de ‘Sizin içinizde bir yaramaz adam var. Onun için sizin başınıza bu geldi’ dediği anlatılır. Benim duyduğum rivayet bu” ifadelerini kullandı.

 

YÜZYILLARDIR ZİYARET VE İNANÇ NOKTASI

 

Şeyh Kemal Türbesi’nin yalnızca tarihî bir yapı olmadığını belirten Özbilen, bölge halkının uzun yıllardır türbeyi ziyaret ettiğini söyledi. Özbilen, “Şeyh Kemal, hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet döneminde bildiğimiz kadarıyla çevre köylerden insanların gidip orada adak kestiği, birlikte dua ettiği, namaz kıldığı bir tekkedir” dedi. 1924’ten sonra yapının uzun süre kullanılmadığını ve bakımsız kaldığını ifade eden Özbilen, son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalarla bölgedeki hareketliliğin yeniden arttığını belirtti. Özbilen, “1924’ten sonra uzun süre kullanılmamış, bakımsız kalmışsa da son 20 senedir orada bina yapılması, hayır yapan insanların hayatını kolaylaştıracak çeşme yapılması, kazanların kaynayacağı mekânların yapılması orasının biraz daha tanınmasına yol açmıştır” diye konuştu.

 

ADAK VE YAĞMUR DUASI GELENEĞİ SÜRÜYOR

 

Türbenin günümüzde de ziyaret edildiğini belirten Özbilen, bölgede adak ve yağmur duası gibi geleneklerin devam ettiğini söyledi. Özbilen, “İnsanlar belli beklentileri varsa giderler. Her ne kadar İslam’a çok uygun değil desek bile insanlar ulu bir kişi olarak önemserler. Hayır yaparlar, yağmur duasına çıkarlar. Orada her yıl bu gelenek devam edip gelir. Son 20-30 senedir benim bildiğim kadarıyla canlı bir hareketlilik yaşanır o bölgede” ifadelerini kullandı.

 

“AŞIKLAR DEDESİ” İDDİASI DOĞRU DEĞİL

 

Şeyh Kemal’in halk arasında “Aşıklar Dedesi” olarak bilindiği yönündeki anlatının yanlış olduğunu özellikle vurgulayan Özbilen, bunun başka bir türbeyle karıştırıldığını söyledi. Özbilen, “O yanlış. Öyle bir şey yok. Aşıklar denilen yerde Aşık Bilal Türbesi vardır. Orasıdır” dedi.

 

“BU COĞRAFYANIN TÜRK VATANI OLMASINDA ÖNEMLİ GÖREVLER ÜSTLENDİLER”

 

Şeyh Kemal Türbesi’nin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Özbilen, Şeyh Kemal gibi tarihî şahsiyetlerin bölgenin geçmişinin anlaşılması açısından değer taşıdığını söyledi. Özbilen, “Şeyh Kemal ve Karacasu ya da Aydın’ın diğer yerlerindeki bu türbelerin bizim için şöyle bir önemi var; bu coğrafyayı Türkleştiren, İslamlaştıran insanlardır bunların hepsi. O açıdan bizim için son derece değerlidir. Adları yaşıyor birçoğunun. Haklarında çok fazla bilgi yok. Ayrıntılı, yaşadıkları döneme ait bilgi yok elimizde. Elimizdeki bilgiler yaşadıkları dönemden çok daha sonrasına ait bile olsa geçmişin çok önemli hatıralarını bize yaşatıyorlar. Bu coğrafyanın Türk vatanı olmasında önemli görevler üstlenmişler” dedi. Şeyh Kemal Türbesi ve tekkesine ilişkin günümüze ulaşan vakıf ve arşiv kayıtları, yapının yalnızca bir ziyaret noktası olmadığını; geçmişte yolcuların ağırlanması, bölgenin güvenliğinin sağlanması ve yerleşimin desteklenmesi gibi işlevler üstlenen bir merkez olduğunu ortaya koyuyor. Halk arasında kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetler ve günümüzde devam eden ziyaret geleneği ise Şeyh Kemal’in Karacasu’nun kültürel hafızasındaki yerini yaşatmaya devam ediyor. 


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler