/>

SON DAKİKA

"Biz bu tesisi ticari amaç gütmeden kurduk"

27 Kasım 2021, Cumartesi 13:26

     


Deport Athletics Tesis Yöneticisi Buğra Kaynar, tvDEN'de "Emin Aydın'la Baş Başa" programının konuğu oldu. Aydın'da yeni kurdukları tesis hakkında detaylı bilgiler veren Kaynar, "Biz bu tesisi ticari amaç gütmeden kurduk" dedi.

(FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN)

Kaynar, "Hepimiz bir sporun içinden geliyoruz. Erkekler olarak en azından küçükken bir futbol oynamışlığımız oluyor. Spor tesisimizi açarken eksikliklerden faydalandık ilk önce. Biz ne istiyoruzu konuştuk kendi aramızda yönetim olarak. Sporda en önemli faktör oksijen. 10 dönümlük arazinin üzerine kurulu bir tesisimiz var. İçerisinde iki tane açık halısahamız, bir tane fitness salonumuz, bir tane de reformer, pilates salonumuz bulunmakta. Şu an aktif olmamakla beraber bir tenis kortumuz var. Dövüş sporları var, çocuk jimnastiği var, toplantı alanlarımız var gibi büyük bir tesis kurduk. Bu tesisin içerisinde fitness salonunun üstü yarım açılıyor ve orman manzaralı. Zaten üyelerimizi en çok cezbeden de o" dedi.

"İNANILMAZ BİR ATMOSFER VAR"

Kaynar, "Şirket telefonu çalıyor Deport halısaha mı diyorlar. Öncelikle biz halısaha değiliz, halısaha da branşımızın içerisinde ama biz bir spor kompleksi kurduk. İnanır mısınız hafta sonları sadece spor yapmaya gelen aileler değil, kitaplarını alıp okumaya gelenler var. Çünkü sizde geldiğinizde gördünüz inanılmaz bir atmosfer var. Farklı aktivite yapmaya gelenler de mevcut zaten bizde. Cafe alanımız da var. Bu cafe alanımızda sağlıklı, fit atıştırmalıklar, detokslar, çay, su, ve bütün kahve çeşitleri bulunmakta sof içeceklerle beraber." ifadesini kullandı.

"HER ŞEY DÖRT DÖRTLÜK OLSUN İSTEDİK"

Kaynar, "Haziran ayına start verdik ama bunun hayali çok öncesine dayanıyor tabi. 6 yıldır bu konunun üzerine konuşup yer seçmede uğraştık. Her şey dört dörtlük olsun istedik. Son teknolojik ürünler olsun istedik, alanında branşında iyi ve verimli hocalar olsun istedik. Daha büyük açılışı yapmadık ama bahara yakın bir büyük açılış planlıyoruz. Her gelen üyemiz ortamın büyüsüne kapılıyor, o atmosfere, o fiziki şartlara. Bizim en büyük artımız şu, hem fiziki hem coğrafi konumunun yanında en önemlisi de ben Spor Bilimleri Fakültesi mezunuyum ve üniversiteden birçok doçent, öğretim üyesi ve profesör hocalarımızla istişare halindeyiz. Yani akademik anlamda bu işi nereye taşırızı düşünüyoruz aslında. Birey geldi spor yaptı evet bir hedef belirledik ama o hedefe en kısa sürede ulaştırdık ama sadece bu değil. Spor anlamında ona ne katabiliriz, bizden çıktıktan sonra hayatında ne gibi değişiklikler olabiliri de planlayıp bunları da programlarımızın arasına alıyoruz" dedi.

"İŞİN İÇİNE GİRDİKTEN SONRA İŞLER DAHA DA FARKLILAŞABİLİYOR"

Kaynar, "Toplumumuzda şu anki süreçte bir şeyleri çok çabuk tüketiyoruz. Ben bile mesela sosyal medyada gezerken gerçekten bu spora gönül ve yıllarını vermiş sporcuları gördükçe moralim bozuluyor. Vücudu görüyorsun, yapıyı görüyorsun vesaire ki biz sürekli 1 saat de olsa tesiste gündelik kendimize sporumuzu ayırıyoruz bu yoğunluğa nazaran. E bakıyoruz görünce doğal olarak bütün şevkimiz kırılıyor. Sadece telefondan bakıyoruz. Aslında işin içine girdikten sonra işler daha da farklılaşabiliyor. Evet biz bu işin belki branşını okuduk evet ama sokakta da sporumuzu yapıyorduk. İşin arkasına baktığımızda kendimiz sağlıklı yaşayabilmek için belirli araştırmalar yapıyorduk. Bu sadece bizle alakalı değil, bireyin kendi ve sosyal girişimi ile alakalı" dedi.

"SPORCU BİR BİREY KENDİNİ UZAKTAN BELLİ EDER"

Kaynar, "İlk başlarda okula giriş mülakatı var uygulamalı. Yani normal bildiğiniz üniversite sınavı haricinde bir de uygulamalı yetenek sınavı var. Benim en büyük heyecanım o. Mesela sporda da en zirvede olduğum dönem oydu. Ondan sonraki süreçte okula girdikten sonra da teorik ve uygulamalı olarak dersler ayrılıyor. Yöneticilik bölümünde teorik daha fazlayken, öğretmenlik veya antrenörlük bölümünde uygulamalı daha fazla olabiliyor. Uygulamalı ders olunca hayal ediyorsun okula gidip sportif aktiviteler yapacağını ama bu işin bir de teorisi var. Sporcu bir birey kendini uzaktan belli eder. Dışarıda yolda gördüğünde bu voleybolcu, bu basketbolcu , bu futbolcu, bu atlet diyebileceğimiz fiziki özellikler var. Çünkü spor bir duruş sağlıyor her şeyden önce. Bireyin sosyalleşmesi adına özellikle takım sporlarında paylaşmayı, bilinci oturtmak adına spor inanılmaz bir güç. Biz bunu fark etmekte bazen zorlanabiliyoruz" ifadesini kullandı.

"BİZ BU TESİSİ TİCARİ AMAÇ GÜTMEDEN KURDUK"

Kaynar, "Tesisimizin içerisinde kedilerimiz, köpeklerimiz, tavşanlarımız var. Hayvanları çok seviyoruz. Hep vardır ya algıda o kuş sesi, böcek sesi , kitaplarda dolaylı yoldan anlatılır ve teşbihler yapılır üzerine. Bir koku vardır anısı vardır o kokunun ama kokunun tarifini yapamazsınız. Bizim tesiste öyle bir yer oldu bizim için. Geldiğinizde bütün stresten uzaklaştığınız bir yer. Bizim fiyat politikamız kendi branşımızda ve kendi alanımızdaki işletmelere göre gerçekten uygun. Yediden yetmişe biz sporu önemsiyoruz her şeyden önemlisi. Öğrenci paketlerimiz var, grup seanslarımız var. Piyasa araştırmasına girdiklerinde anlarlar, fiyatları olabildiğince aşağıya çekiyoruz. Biz bu tesisi ticari amaç gütmeden kurduk. Ticari amaç bizim ikinci planımız oldu. Biz gerçekten istediğimizi bilimsel ve akademik anlamında verebilirsek insanlara, farkındalık yaratabilirsek bu konuyla alakalı o zaman işler daha değişik bir hale gidecek. Zaten para kazanmak kaçınılmaz olacak. Parayla ilgili bir derdimiz yok bu süreçte bizim" dedi. (ELİF DUMANOGLU)







 
Son Eklenen Haberler