Kanlı 12 Eylül darbesinin üzerinden 39 yıl geçti
12 Eylül 2019, Perşembe 12:14| Tweet | ||
|
||
Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan kanlı 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 39 yıl geçti.
Derlenen bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, idam, kötü muamele ve insan hakları ihlalleriyle zihinlerdeki yerini koruyor.
TRT Radyosunda, 12 Eylül sabahı İstiklal Marşı'nın ardından çalınan Harbiye Marşı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi "bir numaralı" bildirisinin okunmasıyla demokrasiye darbe resmen ilan edildi.
12 Eylül karanlığına giden sürecin hazırlıkları Haziran 1980'den itibaren Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda yapılmaya başlandı. Kod adı "Bayrak Harekatı" olarak belirlenen darbe planının uygulanması için ordu komutanlarına 11 Temmuz saat 04.00'te harekete geçilmesi emri verildi.
2 Temmuz'da Süleyman Demirel'in Başbakanlığındaki hükümetin güvenoyu almasıyla darbeciler bu planı erteledi.
Tarihler 12 Eylül'ü gösterdiğinde söz konusu plan, aynı isimle sabaha karşı uygulandı ve darbeciler ülke yönetimine el koydu.
Emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü kez açık müdahalesi olarak tarihteki yerini aldı.
MECLİS LAĞVEDİLDİ, ANAYASA KALDIRILDI
Darbeciler Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, bütün yetkileri ele aldı.
Anayasayı uygulamadan kaldıran darbeciler, ardından TBMM'yi lağvederek antidemokratik faaliyetlerine devam etti.
Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildikten sonra sivil toplum kuruluşlarını hedef alan darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetlerini durdurdu.
Siyasi partilerin kapısına kilit vuran darbeciler, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'i Hamzakoy'a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş'i ise Uzunada'ya sürgüne göndererek, siyasi yasaklar getirdi.
"ASMAYALIM DA BESLEYELİM Mİ?"
Ülkeye karanlık günler yaşatan darbeciler, acısı yıllarca hafızalardan silinmeyecek idam kararlarının da mimarı oldu.
Darbeden sonra ilk idamlar, 9 Ekim 1980 tarihinde gerçekleşti. Sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.
Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren, 19 Mart 1980'de idama mahkum edildi.
Darbeci Kenan Evren'in 17 yaşında astırdığı Erdal Eren için söylediği "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü ise hafızalardaki yerini koruyor.
Eren'in idam kararı, Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan kararla ve yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980'de Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde infaz edildi.
Kanlı uygulamaların yanı sıra demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için de idam cezası istendi. 517 kişinin "ölüm cezasına" çarptırıldığı süreçte, 50 kişi idam edildi.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından 14 bin kişinin çıkarıldığı bu dönemde, yaklaşık 100 bin kişi "örgüt üyesi olma" suçundan yargılandı, 30 bin kişi ise "sakıncalı" olduğu iddiasıyla işlerinden edildi.
Kültür ve sanat hayatının da hedef alındığı bu dönemde, yaklaşık bin film yine sakıncalı bulunduğu için yasaklandı, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce üniversite görevlisinin işine son verildi. Onlarca gazeteci için de binlerce yıla varan hapis cezaları istendi.
İnsanlık onurunu hiçe sayan uygulamaların mimarları sözde Milli Güvenlik Konseyi üyesi darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, 1982'de "güdümlü" referandumla yüzde 92'lik "evet" oyu aldı. Darbenin baş aktörü Evren ve diğer darbecilerin ömür boyu yargılanmasını engelleyen "geçici 15'inci madde" de darbe anayasasına dahil edilmişti.
DARBENİN SORUMLULARI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA
"Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanamayacağı"na dair anayasanın geçici 15'inci maddesi, 12 Eylül 2010'daki referandumun ardından kaldırıldı.
Ardından Türkiye'nin dört bir tarafından, darbenin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkındaki suç duyuruları yapıldı.
O dönem hayatta olan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.
Evren ve Şahinkaya hakkında hazırlanan iddianamenin Ankara 12'nci Ağır Ceza Mahkemesince 10 Ocak 2012'de kabul edilmesiyle Türkiye tarihinde ilk kez bir darbenin sorumluları yargı önüne çıkarıldı.
İki darbeci, ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek'' ile suçlandı.
Sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılmayan Evren ve Şahinkaya, telekonferans aracılığıyla yaptıkları savunmalarında suçlamaları kabul etmedi, kurucu iktidar olduklarını, mevcut mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını öne sürdü.
Devam eden dava, Ankara 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi yasayla kapatılınca dosya Ankara 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesine devredildi.
Mahkeme, 18 Haziran 2014'te Evren ve Şahinkaya'yı, 1979'da verdikleri muhtırayla "anayasa ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs", 1980'de de cebren "anayasayı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, takdiri indirimle cezayı müebbet hapse çevirdi.
Evren ve Şahinkaya hakkında, Askeri Ceza Kanunu'nun "askeri rütbelerin sökülmesi"ne ilişkin 30'uncu maddesinin de uygulanmasına karar verildi.
Hükmün ardından sanık avukatları, kararı temyiz etti. Dosya Yargıtay'dayken Evren, 10 Mayıs 2015'te 98 yaşında, Şahinkaya ise 9 Temmuz 2015'te 90 yaşında öldü.
Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde, sanıkların ölümleri nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.
YARGITAYIN İKİNCİ BOZMA KARARI
Dosyayı yeniden görüşen yerel mahkeme, karara uyarak düşme kararı verdi ve dosya tekrar Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bu kez de usul yönünden bozdu.
Bozma kararında, yerel mahkemenin gerekçesinde lehe olan kanunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri olduğu belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa neden olunmasının kanuna aykırı olduğu belirtildi.
Ceza dairesinin bozma kararına uyan mahkeme, Evren ve Şahinkaya hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle "ortadan kaldırılmasına" karar verdi.
Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesinin sanıklar hakkında verilen hükmü usul yönünden bozmasının ardından 12 Mayıs 2019'da yeniden yargılama yapan Ankara 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi, bu kez Evren ile Şahinkaya hakkında "kamu davasının ortadan kaldırılmasına" karar verdi.
Ayrıca Evren ve Şahinkaya'nın malvarlıklarına el konulması ve sanıkların TSK'den çıkarılması ile rütbelerinin geri alınmasına yer olmadığına hükmedildi. (AA)

Aydın’ın Efeler ilçesinde emekli ve yaşlılar, günlerini büyük

Aydın’da fizyoterapist Sinem Acıkmaz, son yıllarda fiziksel aktiviteye olan

Aydın'ın ana arterlerini etkileyen Dörtyol ve akıllı kavşak düzenleme

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde sahilde turşu satışı yapan emekli Nedim Selçuk,

Aydın’ın Efeler ilçesinde Aydın-Muğla Karayolu üzerinde meydana

Aydın’ın yeni kurulan Kadın Sağlığı ve Menopozla Yaşam Derneği (KAMEDER), Efeler

Aydın’ın gözde turizm merkezlerinden Kuşadası, baharın yüzünü

Aydın’ın Efeler ilçesinde yorgancılık geleneğini 1988’den bu yana

Aydın’ın Efeler ilçesinde, Recep Tayyip Erdoğan İlkokulu ve Ortaokulu

Aydın’ın Efeler ilçesinde 10 yıldır sahaflık yapan Fehmi Keskin, dijital

Dijitalleşmenin hızla yayılması ve modern yaşamın temposunun artması, insanların günlük

Mart ayının gelmesiyle çağla tezgahlarda yerini aldı. Fakat pazar esnafı, bu

Aydın’ın Çine ilçesinde kendisini kolluk görevlisi olarak

Aydın'ın Efeler ilçesinde her hafta binlerce vatandaşın uğrak noktası olan

Türkiye’de genç işsizliği giderek büyüyen bir sorun haline

Aydın’da emekli polis Mustafa Demirel, küçük dükkânında

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar

Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ardından akaryakıta gelen yeni zamlar sürücülerin

Bayramın ikinci gününde akaryakıt almak için istasyonlara yönelen

Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşayan Hasan Haşimoğlu, bayram günü

Aydın’da uzun yıllardır görev yapan Üroloji Uzmanı Operatör Doktor

Aydın’ın Böcek Mahallesi’nde Ramazan Bayramı’nın ilk günü

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Aydın’ın Efeler ilçesinde

Aydın’da diyetisyen Büşra Uçar, bayram öncesinde vatandaşların

Aydın’da görev yapan Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı

Aydın’ın iş dünyası, AY-SİAD’ın geleneksel iftarında bir araya gelerek

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Aydın’da şehirlerarası otobüs

Aydın’da uzun yıllardır baklava ve tatlı sektöründe faaliyet gösteren

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekilleri Süleyman Bülbül,

AYESOB Başkanı Muhammet Ali Künkcü, Efeler’de Cumartesi Pazarı’nı

Aydın’da ticari araçlar otomobile dönüşüyor: Mazaka Otomobil

Yaklaşık 2 yıl önce yürürlüğe giren Katliam Yasası’nın ardından

Aydın’ın Efeler ilçesinde kurulan cuma pazarında vatandaşlara Ramazan

Türkiye’de ara tatillerin kaldırılıp kaldırılmaması konusu yeniden gündeme

Aydın’ın Efeler ilçesinde berberlik yapan Nazmi Aksoy, çocuk yaşta

Aydın’da Yeni Dörtyol projesi kapsamında başlatılan yol yapım çalışmaları,

Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşayan Ömer İşgüzar, hem kendi

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun,







