Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırsatçılık yaparak ülkemizi can evinden vuranları unutmayız

21 Ekim 2018, Pazar 13:02

     


Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da bir otelde düzenlenen AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı Teşkilat Yemeği'ne katılarak partililere hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriçi'nde restore edilen veya aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen eserleri yerinde görerek oradaki vatandaşlarla muhabbet etme imkanı bulduklarını dile getirdi.

Diyarbakır'ı bu gelişinde daha canlı, kararlı ve umutlu gördüğünü belirtmek istediğini söyleyen Erdoğan, "Tepeden tırnağa değişen bir Diyarbakır var. Altyapısıyla, üstyapısıyla adeta aslına rücu eden bir Diyarbakır görüyorum ve bu Diyarbakır daha modern, çok daha farklı bir Diyarbakır." diye konuştu.

"Hizmet her şey değil. Hizmet gerekli ama aslolan gönülleri kazanmak, gönülleri her şeyden önce fethetmek." ifadesini kullanan Erdoğan, burada ana kademe, kadın kolları ve gençlik kollarına çok ciddi görev düştüğünü vurguladı.

"Seçim zamanı gidelim o zaman bu işi hallederiz" demekle olmayacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gece gündüz demeden bu süreci devam ettirmemiz lazım. Biliyorsunuz 24 Haziran seçimlerinde Diyarbakır'da arzu ettiğimiz neticeye ulaşamadık. Cumhurbaşkanlığında yüzde 27'ye tekabül eden 227 bini biraz geçen, milletvekilliğinde ise yüzde 22'ye tekabül eden 183 bine yakın oyu ancak alabildik. Halbuki bu şehre yaptığımız yatırımların, gösterdiğimiz muhabbetin, verdiğimiz emeğin karşılığı çok daha farklı olmalıydı. Buna rağmen biz eksiği Diyarbakırlı kardeşlerimizde değil kendimizde arıyoruz. Demek ki kendimizi Diyarbakır'a yeteri kadar iyi anlatamamışız. Buradaki insanlarımızın kalbini fethedecek adımları yeteri kadar atamamışız. İnşallah bundan sonra daha çok çalışacak, daha çok gayret edecek ve Diyarbakır'da, en az ülke genelindeki seviyede bir oy desteğine ulaşacağız. Bunun için il teşkilatımızın, milletvekillerimizin ve bölgenin evladı olan tüm kardeşlerimizin gayretine, çalışmasına, desteğine ihtiyacımız var. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları yoğun bir şekilde çalışmamız lazım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yıllık siyasi hayatında, çok çalışıldığında, zaman ve emek verildiğinde, gönlü kazanılamayacak ve oyu alınamayacak hiç kimsenin olmadığını gördüğünü belirtti.

İlk adaylığının 1989'da İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde olduğunu hatırlatan Erdoğan, "İstanbul'un bu en zor semtinde öyle bir çalıştık, öyle bir gayret ortaya koyduk ki belki de o seçimi kazanamadık ama ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına giden yolu açtık. Diyarbakır'daki oy oranlarımız, sokakta gördüğüm halkımızın ilgisini asla ifade etmiyor. Sorun her ne ise bulacak ve inşallah bunu da çözeceğiz." diye konuştu.

"Samimi bir gönül seferberliği başlatıyoruz"Gençlik Festivali'nde Diyarbakırlılarla şehrin, bölgenin ve Türkiye'nin geçmişinden geleceğine samimi bir hasbihal gerçekleştirdiklerine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Sizlerin de takip ettiğine inandığım bu hasbihal çerçevesinde, samimi bir gönül seferberliği başlatıyoruz. Bugünkü adım, bu samimi seferberliğin inşallah ilk adımı olacaktır. Böylece 2019 Martında hedeflerimize ulaşacak, ortak geleceğimizde yeni bir sayfa açacağız. Bu konuda AK Parti teşkilatlarında görev yapan her bir kardeşime büyük bir sorumluluk düşüyor. Bizim hiçbir zaman kişilerle, şahıslarla, isimlerle işimiz olmadı. Biz hep inancımızın, davamızın, milletimizin yolunu takip ettik. Diyarbakır'da da bu yol bizi nereye çıkartırsa oraya gideceğiz. Ülkemizin ve milletimizin ihtiyaçları, Diyarbakır halkının talepleri ve tercihleri doğrultusunda en isabetli adaylarla seçime girecek, Allah'ın izniyle neticeyi de alacağız."

Diyarbakırlı sanatçı Celal Güzelses'in "Oy havar havar, zülüf gerdanı kovar, iki gönül bir olsa, bir aylık yolda ne var" şeklindeki dizelerini aktaran Erdoğan, "Bizim Diyarbakır'la gönüllerimiz bir olduğunda, seçime kadar olan 5 aylık zaman, başarımız için ziyadesiyle yeter." dedi.

Ülkelerin ve milletlerin tarihinde önemli dönüm noktaları bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu dönemlerde verilen kararlar, sergilenen duruşlar, ortaya konan icraatlar toplumların geleceklerine yön verir. Türkiye bir süredir işte böyle bir dönemden geçiyor. Hamdolsun bugüne kadar verdiğimiz kararlar da sergilediğimiz duruşlar da hep hayırlı şekilde neticelendi. Böylece bir yandan kazanımlarımızı koruma diğer yandan da geleceğimiz için önümüzde yeni alanlar açma imkanı bulduk. Fakat biz bunu yeterli görmüyoruz. Bizim çok daha büyük başarılara ihtiyacımız var, gösterdiğimiz dirayet ve yaptığımız fedakarlıklarla bunu hak da ediyoruz." diye konuştu.

Bu süreçte her seçimi bir imtihan olarak yaşadıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Kimi zaman iftiralarla, kimi kirli ittifaklarla, kimi zaman provokasyonlarla üzerimize geldiler ama vesayetin pençesinden kurtardığımız Türkiye'yi, darbecilerin insafına da bırakmadık. Siyasi hayatımız boyunca milletimizle hep hasbi ve perdesiz bir iletişim halinde olduğumuz için, hamdolsun bunların hepsini de boşa çıkardık. Hangi mücadeleye giriştiysek başarıyla neticelendirdik. Yeri geldi siyasi hayatımızı, yeri geldi canımızı ortaya koyduk ama yolumuzdan dönmedik."

Yeni yönetim sistemini milletin takdirine sunduklarında ülkeyi daha ileri götürme sözü verdiklerini hatırlatan Erdoğan, seçimlerin hemen ardından akılla, izanla, siyasetle bağdaştırılamayacak bir dizi gelişmeyle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.

Erdoğan, "Bu defa diğerlerinden farklı olarak doğrudan ülkemizin ekonomisine, can damarına saldırdılar. Ekonomimizin tüm dengelerinin yerinde olduğu, tüm göstergelerin olumlu seyrettiği bir dönemde bir anda üzerimize kur, faiz, enflasyon araçlarıyla yüklendiler. Böylesine büyük bir dalgayı karşılamak ve işleri yeniden yoluna koymak elbette kolay değildi. Türkiye'nin eski dönemlerinde böylesine bir durum gerçekten çok büyük bir felaketle sonuçlanırdı. Biz gereken tedbirleri aldık, mekanizmaları oluşturduk, irtibatları kurduk ve hamdolsun durumu kısa sürede kontrol altına aldık." diye konuştu.

Bu dönemde dış saldırılar kadar içerideki fırsatçıların da canlarını yaktığını ifade eden Erdoğan, "Eskiler 'Kurt kışı geçirirmiş ama yediği ayazı da unutmazmış' derler. Biz bu sıkıntıyı çözdük, çözeriz ama fırsatçılık yaparak ülkemizi adeta can evinden vuranları da unutmayız. Bu böyle biline. Şimdi önceliğimiz üretimi, ihracatı, istihdamı yeniden şaha kaldırmaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin ihracat rakamlarının çok iyi noktada olduğunu dile getiren Erdoğan, 2002'de göreve geldiklerinde 36 milyar dolar olan ihracatın şu anda 165 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Reel sektörü desteklemek için bir dizi önlem paketi hazırladıklarını ve peyderpey uygulamaya koyduklarını aktaran Erdoğan, özellikle finansman imkanlarını genişletecek ilave tedbirler üzerinde çalıştıklarını, istihdamı desteklemek için de gereken önlemleri aldıklarını kaydetti.

Ülkeye daha çok yatırım çekmek için tüm imkanları harekete geçirdiklerini belirten Erdoğan, "Dünyanın parasal daralmaya gittiği bir dönemde elbette bunun kolay olmadığını biliyoruz. Bu konuda en büyük avantajımız Türkiye'nin emsalsiz konumu ve gelecek vadeden potansiyelidir. İnşallah yılbaşına kadar bu çalışmalardan ciddi neticeler elde etmeyi bekliyoruz." dedi.

AK Parti hükümetleri döneminde karşılaştıkları zorluklar ne olursa olsun şehirleri ve vatandaşları ihmal etmemeyi prensip edindiklerini vurgulayan Erdoğan, "Nitekim bugün yaşanan sıkıntıların etkileri milletimize nispeten hafif yansıyorsa bunun gerisinde 17 yıldır ortaya koyduğumuz insan ve yatırım odaklı ekonomi politikalarının başarısı vardır." ifadesini kullandı.

Diyarbakır'a eski rakamla 36,5 katrilyon yatırım yaptıklarını bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah aşkına bizim iktidarımızdan önceki dönemi bir düşünelim. Diyarbakır neydi, bugünkü Diyarbakır ne? Nereden nereye geldi? Havalimanından tutun bütün caddelerine varıncaya kadar. İstanbul'da böyle 4 gidiş, 4 geliş yol yok. 3 gidiş, 3 geliş yollar neredeyse yok. Bütünüyle beraber şu yolların kenarlarındaki iskan konutlarıyla farklı bir Diyarbakır var. Şöyle bir 20-30 yıl öncesine gidiyorum Diyarbakır'ın, buraların hali neydi? Adeta buralar birer gecekondu şehri gibiydi. Tarihi bile burada görmek mümkün değildi. Hele hele terör örgütünün burayı yönettiği dönemde Diyarbakır ne durumdaydı? Biliyorsunuz, bütün camilerine varıncaya kadar, tarihi saat kulelerine varıncaya kadar bunları kalkıp da ateş yağmuruna tutan, buralarda çukurları açanlar, buradaki benim Diyarbakırlı kardeşimi düşünüyor diyebilir miyiz, Diyarbakırlı kardeşime hizmet ediyor diyebilir miyiz? Ama buna rağmen yine oy alıyor. Peki bu nasıl oluyor? Öyleyse marifet iltifata tabi değilmiş demek ki. Ama ben öyle öğrenmedim, ben marifetin iltifata tabi olduğunu biliyordum, öyle öğrendim. Öyleyse bir yerde bir eksik var. Bu eksiği hep beraber biz gidereceğiz."

Parti teşkilatından daha çok çalışmalarını isteyen Erdoğan, "Bütün bu yapılanları anlatacaksınız, 36,5 katrilyon buraya harcadık. Peki terör örgütünün arkasında olduğu yerel yönetim, devletin kendisine verdiği paraları nereye harcadı? Dağa, dağa, Kandil'e gönderdi. Ve Kandil'dekilerden beslenerek bu kadar oyu aldı. Tehdit mekanizmasıyla bu oyları aldılar. Ben diyorum ki siz tehditle değli gönülleri kazanarak bu oyları alın ve bunun çalışmasını yapın." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'a yapılan yatırımları anlatırken, şehre eğitimde 5 bin 365 adet yeni derslik kazandırdıklarını, yükseköğrenim öğrencileri için 5 bin 300 kişi kapasiteli yurt binaları inşa ettiklerini, bugün açılışı yapılan 33 bin seyirci kapasiteli Diyarbakır stadyumunu şehre kazandırdıklarını söyledi.

Sağlıkta 17'si hastane toplam 44 tesis yapıldığını belirten Erdoğan, bu sağlık tesislerinin içinde 400 yataklı Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile 320 yataklı Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nin de bulunduğunu bildirdi.

Kamu özel ortaklığıyla inşa edilen 450 yataklı Diyarbakır Kayapınar Hastanesi ve 150 yataklı Silvan Devlet Hastanesinin yapımının sürdüğünü aktaran Erdoğan, Kayapınar şehir hastanesinin de ihale aşamasında olduğunu duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üç yıl önce yaşanan olaylarda biliyorsunuz Suriçi büyük hasar gördü. İşte bugün orayı dolaştım, orayı gezdim, gördüm. Şimdi çok farklı bir Suriçi meydana geliyor. Kadir kıymetini bilirler veya bilmezler hiç önemli değil. Biz şunu biliyoruz, at denize, balık bilmezse halik bilir." dedi.

Bu bölgedeki 3 bin 853 hak sahibiyle uzlaşma sağlayarak Sur'u yeniden ayağa kaldırdıklarını ifade eden Erdoğan, "Bununla beraber Dicle de ayağa kalkıyor. Şimdi orada ne yapıyoruz, şehir parkını inşallah, orada onlarla beraber ayrı bir güzelliği de oraya kazandırıyoruz. Artık pikniklerinizi orada yapar hale geldiniz, daha da güzel olacak." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süleymaniye Camisi'nin çevresinde yaptıkları düzenlemelerle sahabe kabirleri ve ziyaretgahları ihya ettiklerini, Gazi ve Melik Ahmet caddeleri üzerinde 3 bin dükkanı yenilediklerini, Sur'un kanalizasyon, yağmur suyu ve içme suyu altyapısını sıfırdan, yeniden yaptıklarını aktardı.

"16 bin 847 konut projesini hayata geçirdik"Erdoğan, peyzaj ve çevre düzenlemeleriyle adeta yepyeni bir şehir inşa ettiklerini dile getirerek, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un da ziyarette yanlarında olduğunu ve şehri ihya için çalıştığını söyledi.

Diyarbakır'da kent kimliğinin önemli bir parçası olan bin 500 tarihi taş evi yeniden canlandırdıklarını da dile getiren Erdoğan, "Vatandaşlarımızı ev sahibi yapmak için Diyarbakır'da TOKİ vasıtasıyla toplam 16 bin 847 konut projesini hayata geçirdik. Üretimde verimliliğin artırılması, istihdama ve bölgesel gelişime katkı sağlamak için TOKİ kanalıyla yeni sanayi siteleri kuruyoruz." ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'a 2002'ye kadar yapılan 44 kilometre bölünmüş yolu 423 kilometreye çıkardıklarına da işaret eden Erdoğan, il sınırı içerisindeki demiryollarını yenilediklerini ve hızlı tren için çalışmalara başladıklarını anlattı.

Diyarbakır havalimanını da yeniden ele alıp, 5 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaptıklarını aktaran Erdoğan, 260 bin dekar arazinin de sulamaya açıldığı bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin kalkınmasına katkı sağlayan Pamukçay Barajı'nı hizmete aldıklarını, Silvan Barajı'nın inşaasına ise devam edildiğini aktararak, "Ülkemiz ekonomisine yıllık 1,2 katrilyon lira katkı sağlayacak Silvan Barajı ile 2,3 milyon dekar zirai arazi sulanacak. Diyarbakırlı çiftçilerimize bugüne kadar 4,1 katrilyon tutarında tarımsal destek verdik." dedi.

Şehir genelinde farklı medeniyetlere ait 777 eserin restorasyonunu yapıp tarihi mirasa sahip çıktıklarını vurgulayan Erdoğan, Diyarbakır'ın ilk Osmanlı eseri olan Kurşunlu Camisi'nin ise restorasyon çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Bütün bu çalışmaların bıkmadan, usanmadan her fırsatta vatandaşlara anlatılması gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Kimin bu şehrin, bu halkın, bu ülkenin hayrına çalıştığı, hizmet getirdiği, kimin de sadece kan ve göz yaşı ticaretiyle istismar peşinde koştuğu ancak hizmetlerimiz anlatılarak ortaya konulabilir." değerlendirmesini yaptı. (AA)







 
Son Eklenen Haberler